ZIVISTAN’LA GELEN BEREKET (3)

BU MAKALE'NİN BİRİNCİ BÖLÜMÜ : ZIVISTAN’LA GELEN BEREKET (1)  <<
BU MAKALE'NİN İKİNCİ BÖLÜMÜ : ZIVISTAN’LA GELEN BEREKET (2)  <<


Celme; Ç/Calmê, Ç/Calm [ç/calıme, ç/calım, ch/(d)jahlma, ch/(d)jahlma]

Xalikanlılar Çalêpaşî’nin son 21 gününü calm olarak adlandırmaktadırlar. Calmê bir hafta arayla gökyüzünden üç kez yeryüzünden, havaya, suya ve toprağa düşer. Celme’nin dünyaya her çarpması / düşmesi esnasında, yeryüzünde, doğada, canlılarda ve gökyüzünde bir etki yaratırmış. Bu olay veya işaret, halk tarafından, kış ikliminin sonu ve bahar mevsimin başlangıcının yaklaştığının meteorolojik-işareti, müjdesi ve habercisi olarak kabul edilmekte ve açıklanmaktadır. Xalîkan sözlü geleneklerinde celıme hakkında, günümüze kadar ulaşabilen deyimlerden (birmakevn) birkaç örnek bunu ifade etmektedir:

Kurmancî (Xalkî) Kurdî (Kurmancî)
  1. Calm-o haft-î sifteh; calmo hewo ye. Calm li sar hawo tikave, ewro-berfê li sar hewo tikave / balav tive.
  2. Calm-o haft-î dudiyon; calmo avê ye. Calm li sar avê tikeve, bûxo-avê li sar erdê tikave.
  3. Calm-o haft-î sisêyon; calmo erdê ye. Calm li sar erdê tikave, koz li (pi) sar erdê tikave / balav-tive.
  1. Celmeya hefteya yekem; celmeya hewayê ye. Celme li ser hewayê dikeve, ewra-berfê li ser hewa dikeve / balav dibe.
  2. Celmeya Hefteya duyem; celmeya avê ye. Celme li ser avê dikeve, bûxa-avê li ser erdê dikeve.
  3. Celmeya hefteya sêyem; celmeya erdê ye. Celme li ser erdê dikeve, koz li (bi) ser erdê dikeve / balav-dibe.

  1. Celme’nin birinci haftası, havanın celmesi dir. Celme havanın üstüne düşer, kar bulutu havanın üstünden düşer / dağılır.
  2. Celme’nin ikinci haftası, suyun celmesi dir. Celme suyun üstüne düşer, suyun buharı toprağın üstünden düşer / çıkar.
  3. Celme’nin üçüncü haftası, toprağın celmesi dir. Celme toprağa düşer, köz toprağın üstüne düşer/dağılır.

Yukarıdaki birmakevn örneklerinin daha iyi analiz edilmesi için, cümlelerde geçen “ketin düşmek kelimesine bezer terimlerin üzerinde durulması gerekmektedir. Çünkü, bu konuya ilgi duyan veya Kürd halkı arasında derlemelerde bulanan yerel veya yabancı araştırmacılar olsun, bu tür sözlü verileri başka dillere çeviri / yazıya esnasında veya kendi yorumlarını ekleyerek başka sonuçlar çıkmasına meydan vermiştir. Kürdçe (Kurmancî)’deki, ketin fiilinin bazı eş anlamları, “çarpma, vurma, takılma, yakalanmak, girmek; dışarıdan içeriye girmek, sızma, v.solarak ifade edilebilir. Bu daha çok diğer dillere çeviride, calım’ın doğru irdelenmesi için, dikkate alınması gereken bir veridir. Örneğin; Ro lê ket .‘‘Güneş düştü.’’ değil, ‘‘Güneş çarptı.’’ anlamıyla kullanılmıştır. Dikkat edilmesi gereken diğer bir husus ise, calım'ın kor halindeki ateş veya düşer gibi bir tasvir olarak söz edilmemesidir. Ancak verilerden ya da son cümledeki ‘‘Koz li ser erdê dikeve / balav dibe.’’ köz toprak üzerine dağılır / düşer / üstüne çıkar, cümlesinden çıkarılabilir. Veyahut, koza calmê, calm'ın közü olarak da kullanılmaktadır. Diğer bir deyiş ile, ‘‘koza-êr’’ veya ‘‘koza-êgir’’ ateş közü olarak ifade edilmesi, verilerin irdelenmesinde daha iyi sonuç alınmasına yardımcı olacaktır. Örneğin, buradaki köz anlatımından, celme ile gelen ateş közü olarak düşünülebilinir. İkinci bir örnek olarak, celme birmakevn-lerin ikinci kez düşmesi esnasında Xalikanlı'lar tarafından dile getirilmiş olduğu tanımlama da, ‘‘Calmê li ser avê dikeve, bûx-a avê li (bi) ser erdê dikeve.’’ Celme su yüzüne düşmesi / çarpması esnasında, buhar suyu / sudan buhar / toprak üstüne (yüzeyine) çıkar / düşer, olarak ele alındığında araştırma kapsamını genişletecektir.

Celme, girmek fiili üzerinden açıklanmaya çalışılırsa şu sonuç çıkmış olur: celme'ye girildi veya etkisi altına girildi. Örneğin: ‘‘Îro calm-o kozê kete.’’, ‘Bugün celıme'nin közüne girildi.’’ veya ‘‘Calm-o hortê kete.’’, ‘‘Celme'nin ortasına (ikinci haftasına) girildi.’’ olarak açıklanabilinir. Diğer bir husus ise, celme sıralaması; hava, toprak ve su olarak değişmekte; pêşî (ilk), hortê (orta) ve paşî (son) olarak da adlandırılmaktadır. Buradan şu sonuç çıkar; celme yöre ve bölgelere göre bir çok değişik versiyonuna sahip olabilir.

Bu gibi araştırmalarda dil farklılıkları veya kullanma şekilleri göz önüne alınmadan, objektif bir sonuç çıkartılması mümkün değildir. Kürdçe (Kurmancî, Zazakî) de her isim eril veya dişil olarak ayrılmaktadır. Kesand'ların isimleri yalnız kullandıklarında, ‘‘ê, o, î’’ sonekleri veya başka bir isimle bağlandıklarında ''a'' dişil ve ‘‘ê’’ eril harfini yada izafetini alırlar. Diğer bir husus ise, aynı dil içinde harflerin dönüşümü, bazı harflerin sözlü olarak telaffuz (h, y, n) edilmemesi ve diğer dillere geçişi; ê → e, a → o, i → ı, î → i ve k → g olarak şekillenmesi söz konusudur. Örneğin calmê / celme geçişi ‘‘cemile’’ olarak yapılırsa, başka bir anlam çağrıştırır (cemile kadın ismi gibi).[i] Lakin, calmê calm celım celme olarak dönüşüm yapıldığında hem anlamda ve hem de telaffuzdaki değişim önlenmiş olunur. En önemlisi, etimolojik araştırmalarda, hata yapma riskini azaltır. Zemarî kelimesinin zemheri kelimesinden dönüştüğü kabul edilirse (bkz. tablo 2), Xalîkan şivesine geçişi, ‘‘e’’ harfinin ‘‘a’’ harfine dönüşümünü ve ‘‘h’’ kaybolduğu veya halk arasında telaffuz edilmediği görülmektedir. Aşağıdaki, tabloyu daha belirginleştirmek için, ‘‘k’’ ve ‘‘g’’ dönüşümünü iki örnekle vermekte yarar var. Xalîkan'ın bazı mülakatlarda, kerenge (yaban enginarı) ve kaw/ê gibi kadın isimleri, garenkê ve gawêy olarak telaffuz edilmektedir. Son olarak, çoğul izafetler sözlü durumlarda , ‘‘n, y’’ sesleri duyulması da söz konusudur. Şüphesiz tablo-1'deki gibi geçiş ve dönüşümlü harfler daha fazlada çoğaltılabilinir.

Kurdî(standart)(1) Kurmancî Zazakî Türkçe
Aa Ee, Oo Ee, Oo Aa
Ee Aa Aa Ee
Êê Êê Êê Ee
Îî Îî Îî İi
İi İi İi
Gg Gg Gg Kk
Hh
Nn
Oo Oo Oo Öö
Yy

Tablo 1: Kimi harflerin dillere yazılı / sözlü olarak geçişi ve dönüşümü.

Xalîkan takvimindeki kış mevsimiyle ilgili kavramlar sadece yukarıdaki verilerden ibaret değildir. Bu araştırmanın kapsamı bütün bölgeye yayılarak yapılmalı ve eğer mümkün ise, ~1935-1950 arası doğmuş yaş grubun sözlü anlatımlarına dayanmalıdır. Çünkü bu kuşağın belleği, dış etkenlerden daha az etkilenmiş ve bu yüzden onlardan alınan birmakevn tekstlerin orijinalleri oldukça eskiye dayanmaktadır. Diğer önemli bir husus ise, röportaj kesinlikle Kürdçe'den başka bir dil ile yapılmamalıdır. Ayrıca, röportaj esnasında müdahalele edilmemelidir. Bütün veriler Kürdçe olarak sesli kayıt altına alındık sonra, erişime açık olmalıdır ki, bu diğer araştırmacılarda farklı sonuçlar çıkarmasına olanak sağlasın.

İnsanın kışın zorlu geçen dönemlerinde, beklenilmeyen soğuğu ve çekilmeyen kış günlerine karşı tepkisini ve duygularını terimler aracıyla göstermiş olması, yeni kavramların oluşmasına vesile olmuştur. Fakat bu kavramları her zaman anlamak kolay olmayabilir. Örneğin, Zivistana-romê (kara-kış)'nin yeri, ne Xalîkan takviminde ne de diğer Anadolu takvimleri içinde tam olarak sabit değildir. Kış mevsimi ilk önce kara-kışla mı başlıyor, yoksa çalê-pêşî ile çalê-paşî bölümleri arasında mı kalıyor veyahut her ikisinin sonunda mı? Böyle bir durumda Celme’nin tarihleri değişebiliyor. Yalnız, sözlü anlatımlarda, çalê-paşî’nin son 21 günü celme ait olduğu bilgisi önemsemelidir. Dolaysıyla, önemli bir veri olarak görülüyorsa, tarihler veya periyotların bütün olasılıkları araştırılarak, celıme'nin Miladi takvime göre tam olarak ne zaman düştüğü tespit edilebilir.

Devamı….… ZIVISTAN'LA GELEN BEREKET (4) >>


1Standart, Bedirxan alfabesi ile yazılan Kürdçe.

KAYNAKLAR

  1. iInönü Ansiklopedisi CILT I, ANKARA 1946 – MILLI EGITIM BASIMEVI.

About